3 Mayıs 2014 Cumartesi

Bir varmışım...

Çoook uzun zaman geçmiş aradan... Her bloga girdiğimde şunu da yazmayalım deyip, yazamadan kapatıyorum bilgisayarı. Demir'in hemen hemen her gelişimini yazıp, Duru ile ilgili yazmadığımda da pişman oluyorum bazen....

Canım kızım 1 yaşını doldurdu bile :) Ne zaman doğdu, ne zaman büyüdü hiçbirşey anlamadım. 2.ler rahat büyür lafı dışında yoğun tempoda çalışmanında etkisiyle Duru'yu hem rahat hem de çok keyif alarak büyütüyorum. Az biraz da kız olmanın etkiside var tabi. Bir anda arabalardan, kamyonlardan bebeklere geçiş yaptım. Ben de oynarken daha keyif alıyorum  :)


Duru'nun parti detayları www.partisaati.com da :)



Duru şu anda 13 aylık. 1 yaşına gelmeden yürümeye başladı. Demir'in aksine çok hareketli. 
Gezmeyi çok seviyor. Dışardayken sesi çıkmıyor. Bazen evin kapısının önüne geldiğinde eve girmemek için kendini yerlere atıyor... Sanırım yazın evin yolunu unutacağa benziyoruz. :) 

Demir'in okul çıkışında parkta onlarla vakit geçirmeye bayılıyorum. 2 çocuklu hayat bence daha keyifli. Demir kardeşini çok güzel oyalıyor. Aralarında inanılmaz bir bağ var... Ve eşimle her akşam onları izlemekten müthiş keyif alıyoruz....


Canım oğlum da 14 Şubatta 6 yaşını bitirdi. Yine her zaman ki gibi ev,kreş,parti evi olarak 3 gün boyunca kutlama yaptık :)


                   Bu senenin teması dinazordu. Yine dostlarımızla çok keyifli bir parti geçirdik.


 Demir bu sene okula başlıyor. Okuma- yazmayı öğrendi bile. :) Her akşam bize kitap okuyor. Çok seviyor okumayı. Okul kaydımızıda yaptırdık. Yine kreşteki arkadaşlarıyla ayrılmayıp, bütün sınıf bir okula yazıldık. Bu da Demir'in okula adapte olması ve yabancılık çekmemesi adına benim için çok önemliydi.


Şimdi yaz tatilini iple çekiyorum. Yıl sonu gösterimizden sonra sanırım Demir'i kreşe göndermeyeceğim. Okula başlamadan önce dinlensin istiyorum.

Umarım daha fazla yazmaya fırsat bulabilirim.... Özlemişim...

24 Eylül 2013 Salı

Sonbahar...

Sanırım instagrama kendimi fazla kaptırmışım. Nasılsa oradan herkes ile görüşüyorum diye buraların yolunu unutmuşum :)

Ama 5 yıl emek veripte, böyle aylarca yazmamakta huzursuz ediyordu beni. Bundan sonra daha sık yazacağım ne zaman desem, kendimi uzun bir süre buradan uzaklaştırıyorum. 

6 ay önce harika bir döneme geçiş yaptık biz. Duru'nun hayatımıza girmesiyle o kadar güzelleşti ki herşey...

İnstagramdan takip edenler Duru'yu gördü ama hiç görmeyenler için de onu sizinle tanıştırmak için sabırsızlanıyorum.

Ve işte Duru :)




Duru benim küçüklüğüme çok benziyor. Aslında japon bebekleride anımsatmıyor değil :) Hatta tatile giderken uçakta bir çocuğun (Duru o zamanlar daha da küçüktü) "Anne bak japon bebek" demişliğide vardır.

Bazı resimlerde abisine benzesede, yok ten rengi, gözlerinin çekikliği ve bakışlarıyla oldukça farklı bir bebek oldu.

Nasılda kız bebek özlemim varmış. Evcilik oynar gibi kıyafetler, tokalar mağazalardan boş çıkamıyorum bir türlü. Hala daha bir kızım olduğuna inanamıyorum.

.......

Benim ilk göz ağrım Demir'imde büyüyor. "Anne bana ilk göz ağrım" deme dese de, öyle... İki çocuk arasında yoğun ama farklı sevgiler oluyor. Kim bilir herkes aynı şeyi mi hissediyor bilemiyorum.


Çok keyifli bir tatil geçirdik bu yıl. İki çocukla çok rahattık ama Duru henüz ayaklanmadığı için sanırım, asıl tatili seneye göreceğiz bakalım.

Ankara'ya gelince soğuk hava canımı sıkmadı değil. Şimdiden diğer senenin planlarını yapmaya başladık.



Demir, Duru'ya iyice alıştı. Arada ufak kıskançlıklar olmuyor mu oluyor elbette. Ama yine de çok güzel oyalıyor kardeşini. Biraz daha büyüsün Duru, eminim beraber çok güzel oyanayacaklar.


Hayatımda ki en doğru kararmış 2. çocuğu düşünmek. Doğdu, doğacak derken 6. ayımızı bitirdik :) Ek gıdalara başladık. Bugün kontrolümüz vardı. Kahvaltı ve çorba ile tanışacak Duru. Ama emzirmek ne rahattı. Şimdi çorbası, kahvaltısı, yoğurdu derken, sil baştan 5 yıl öncesine yine döneceğiz.


Bense yeniden doğmuş gibiyim. Her sabaha onlarla uyanıp şükrediyorum. Galiba ben kalabalık aileyi seviyorum. Evet bir kaç sene zor oluyor belki ama, ilerisi için ne büyük mutluluk. Tabi evladında hayırlısı olsun inşallah.



    Şimdiden bütün çocukların yeni eğitim yılı hayırlı olsun.
    Umarım ilerde aldığımız tüm kararlar onlar için en doğru seçim olur...

22 Haziran 2013 Cumartesi

Bizden...

                   Hangi anne dememiştir ki "2.çocuğum olsa bu kadar sevebilir miyim" diye ?

Annelik o kadar farklı bir duygu ki, o küçücük kalbin içinde birden fazla sevgi barındırabiliyorsun. 

Minik meleğimiz evine alıştı, biz de ona. 40'ımız geçince gazıyla beraber, ağlamalarımızda uçtu gitti.
Şimdi abisi gibi çok sakin bir bebek... (Evet evet biliyorum annenin nazarı çok değermiş :) )

O kadar çok yazmak istediğim şey var ki... Öncelikle kardeş ŞART... 

Demir de yaptığım hataları yapmıyorum Duru da. Ben ona ayak uydurmak yerine o bana ayak uyduruyor. Kesinlikle pimpirikli değilim ki evde bir çocuk  varken de bu mümkün olmuyor zaten. Demir okuldan gelir gelmez Duru'yu sevip onu öpmek istiyor. Ellerini yıkamadan dokunuyor bazen. Ama olmuyor kızamıyorum. Onu engellemek istemiyorum. Demir bebekken onu kucağıma almaya korkarken, Duru'yu tek başıma yıkıyorum. Acemiliğim olmadığı için çok çok rahat büyüyor Duru. Hal böyle oluncada her anından daha keyif alıyorum.


Kardeş arasının 5 yaş olması o kadar güzel oldu ki benim için. Çünkü Demir tam da 5 yaşında tamamen herşeyini kendi görmeye başladı. Uykusu gelince gidip kendi yatabiliyor, yemeğini kendi yiyor, tuvaletini kendi yapıyor. Sabah kalkınca bizi uyandırmadan odasında biz uyanana kadar oynuyor. Banyosu hariç tüm sorumluluklarını kendi yerine getiriyor. Durum böyle olunca da Duru'yu tek çocukmuş gibi büyütüyorum. Ama Demir'in de kişisel bakımı bana ait olsaydı o zaman epey zorlanırdım sanırım. O yüzden benim için zamanlama çok iyi oldu.

                                                           
                                 (Resim için sevgili Esra'ya teşekkür ederiz. www.ekotolye.com)

Duru'yu büyütürken en büyük destekçilerimden biri de Demir. Beraber banyo yaptırıyoruz, beraber altını değiştiriyoruz, beraber uyutuyoruz. Zaten Demir sakin bir yapıya sahip, Duru ya ne vurma, ne kıskanma belirtilerini dışa vurarak yaşamadı hiç. Mutlaka kıskanıyordur, onu da tırnaklarını yiyerek içine atıyor sanırım. Çünkü Duru'dan tam 10-15 gün sonra demir tırnak yemeye başladı :( Bununda çok normal olduğunu düşünüyorum.

Her güne heyecan ve umutla uyanıyorum artık. Bebeğim yanımda ve her anına tanık oluyorum. Bu nasıl güzel bir duygu, bu duyguyu 2. kez yaşadığım için binlerce kez şükrediyorum.

Ama ilk bebeğim gibi de çoğu şeyi unuttuğumu gördüm. Gazı olunca ne veriyorduk ? Konak olunca ne yapacaktık ? gibi bir çok sorunun cevabını ilk kez duyuyormuşum gibi şaşırıyorum :))

Duru da ilk doğduğunda yeni doğan sivilcesi oldu. Yüzü tamamen sivilcelerle kaplandı. Doktorumuz birşey sürmememizi 2 aya geçeceğini söyledi ki, 2. ayında tamamen bitti.

Tabi yüzünü gören herkes emzirdiğim için yediğin birşey alerji yapıyor bu çocuğa, sütünden sür geçer gibi insanı sinir eden sözlerde söylemiyor değil :)

Gerçi o kadar şartlamışım ki kendimi gece Duru'nun uyumayacağına, uykusuz kalacağıma, Duru çok şükür geceleri uyuyan bir bebek oldu. Emip, yatıyor hemen. Çok korkuyordum gece ağlarda Demir uyanırsa diye. Ama gece- gündüzü 10 günlükken öğrendi neyse ki. Uykumu aldığım içinde sabahları zombi gibi olmuyorum. (Hah bu gece kesin milyon kez uyanacak :) )

Yalnız 2. çocukta bir yardımcı şart. Anneanne/babaanne bir yere kadar ki onlarında kendi hayatları olduğu için tam rahatladıkları sırada onlardan yardım almak istemediğimden hatta annemi 40'ımdan sonra tatile gitmesi için ikna ettim. Ve iyi ki de gitmiş. Kendime güvenim geldi. 2 çocuğunda olsa sen iste yeter ki, gayette güzel idare ediliyor. 

Yardımcı şöyle şart ki eğer durum müsaitse evle ilgilenecek biri olmalı ki, bebeğe daha çok zaman ayırabilesin. Evle ilgilenen biri olunca sen yorulmuyorsun, sen yorulmayınca mutlu oluyorsun ve mutlu olunca bu da ailene yansıyor. 

Duru 4 gün sonra 3. ayını bitirecek. Hala inanamıyorum günlerin bu kadar çabuk geçtiğine...

Aslında ay ay yazmak istiyordum gelişimini ve doktorumuzun dediklerini ama 3.aydan sonra notlarımı unutmazsam yazacağım. (3. için gerekli olabilir :))) )

                                         ----------

Demir'e gelince... Bu yıl ilkokula göndermekten vazgeçtik. Gönderen arkadaşlarım çok pişman ve erken olduğunu düşündüğüm için 1 yıl daha okulumuzun anasınıfına gideceğiz. Seneye okul telaşımız var ama vereceğim yer oluştu kafam da değişmezse eğer, hem okul yeni açıldığı için en azından bu yıl gidenlerden olumlu olumsuz fikirlerini alırım ona göre kararım netleşir.


Geçen hafta yıl sonu gösterimizi yaptık. Ve koca bir yılı yine bitirdik. Gösterisi sonrası "Geleneksel gece kampı"mız vardı okulumuzda bütün çocuklar okulda kaldı yine :) 


Büyüyor... Ve ben her büyüdüğünde karmakarışık duygular yaşıyorum. 
Hani diyorlar ya bebeği kucağa alıştırma diye, varsın alışsın bir daha bugünler geri gelmez ki...


9 Mayıs 2013 Perşembe

Yine, Yeniden...

Şimdi tam bir aile olduk diyoruz eşimle beraber... Duru hayatımıza girdiğinden beri herşey bir o kadar anlamlı, daha özel ve daha güzel ki... Bu büyü hiç bozulmasın istiyorum.

Nasılda özlemişim bebek kokusunu... Her anın tadını çıkara çıkara yaşamaya çalışıyorum. Uyurken bile  hiç bir anını kaçırmak istemiyorum.

2. bebekler nasılda rahat büyüyorlarmış aslında. Hatırlıyorum da, dışarda gezerken Demir'in emziği yere düştü diye onu atmıştım. Çok pimpirikliydim. Şimdi ise herşey o kadar farklı ki.

Demir uyuduğu zaman saati sayardım. 2 saatte bir uyandırıp emzirirdim. Ses çıkmasın diye uyku saatleri misafir çağırmazdım :)

Şimdi ise herşeye gülüp geçiyorum. Duru, Demir'in tersine gazlı bir bebek. Emzik almıyor. Uyku saatleri daha az. Kolik sıkıntısı yaşıyoruz. Yok yok bizde :)

Ah ben Demir'in kıymetini bilememişim. Ne gaz sıkıntısı yaşadık, Ne uyku problemi. Ana kucağına koyardım öylece dururdu. Duru öyle mi ? 5 dk sonra basıyor yaygarayı.

Tam doğum yapacağım gün Demir beta oldu. Bu da zamanlama açısından oldukça bizim için zor bir süreçti. Hastanede 1 gün kalıp çıkabileceğim halde, doktorum Ebru Saraç ile de görüşüp 2 gece dinlenmeme karar verdik. Hastane tercihimiz her zamanki gibi mesa yani TOBB'du.

Demir'in beta olması, benim yanında olamamam onu oldukça etkiledi. Ki bilirsiniz çocuklar hasta oldukları zaman anneye ayrı düşerler.

Ben doğum yaptım ama aklım hep Demir'deydi. O yüzden ilk 1 hafta zor geçti bizim için. Demir kıskandı. Ve ben işte o an "Eyvah, yandık" dedim.

Ta ki, Demir iyileşip yeni düzenine alışmaya başlayana kadar.
Şimdi ise en büyük yardımcım. Duru ile çok güzel ilgileniyor. Şu anda kıskanmıyor. Hatta Demir ile oynarken Duru ağlıyorsa " Annecim Duru acıkmış, sen emzir gel ben beklerim, onun sana ihtiyacı var" diyor :)

Sanırım 2. çocuk zamanlamasıyla beraber çok doğru bir karar oldu bizim için.

Geçtiğimiz hafta cumartesi günüde 40'ımız çıktı. 2. çocuklar daha mı çabuk büyüyor ne :)


                                                    www.partisaati.com


Şu anda hep yeni doğum yapmış annelerin bloglarını geziyorum. Kendimden parça bulmaya çalışıyorum. Neler yaşıyorlar, paylaştıklarını okumak istiyorum. O yüzden sık yazmak istiyorum yaşadıklarımızı bende paylaşmak adına ama, zaman şu an o kadar kıymetli ki benim için. Yoksa anlatacak o kadar şey var ki... Sanki ilk defa yaşıyormuşum gibi bu duyguyu.

Çok güzel yine, yeniden anne olmak....



1 Nisan 2013 Pazartesi

Sil Baştan Başlamak Gerek Bazen...

Bu yazıyı yazmak için tam 9 ay bekledim :) 

Kimi zaman sen karnımdayken hayaller kurdum, kimi zaman farklı heyecanlar yaşadım, kimi zaman korku, kimi zaman endişe...

Ama şimdi uyanmak bile istemeyeceğim bir rüyanın içinde buldum kendimi... 5 yıl önceki gibi yine ve yeniden o kokuyu hissetmek...

Uykusuz kalmaya bile razı olacak kadar sen uyurken seni izlemek....

Bir daha bu anları yaşayamayacakmışcasına her anın, her saniyenin kıymetini bilmek...


Kızımız "Duru" 26 Mart'ta katıldı aramıza. Bizi merak edip arayan, mail atan, yanımızda olan herkese sonsuz teşekkürler...

                                       "Evimize Hoşgeldin :) "

11 Mart 2013 Pazartesi

Demir'in 5. Yaş Günü Partisi

Sanırım 2 haftadır yazmaya çalıştığım ve en zorlandığım postlardan birisi oldu. Bilgisayar başına oturmak, yatmak, hatta koltukta oturmak bile oldukça zorlamaya başladı beni.

Gece uzun bir süre uyayamayacağım deliksiz uyuyayım diyorum ama ne mümkün ? 4 yastık bile yetmiyor :)

Neyse ki Demir'in doğumgünü bu zamanlara denk gelmedi. Doğumgünü yapmak ne mümkün 10 dakika bile ayakta zor dururdum herhalde.

Bu yıl şunu anladım ki, ilk 3 yıl parti yapmasanda, 4. yıldan sonra çevrende özel günlere önem veriyorsa çocuk ister istemez parti istiyor.

Aslında bir kreşte, bir de aile arasında yapıp parti işine girmeyecektim bu yıl. Ama her hafta doğumgünlerine gidince, "Anne benim ne zaman parti evimde doğum günüm olacak" demeye başladığında, yer arayışına girdik bizde.



Tercihimiz bu yıl "Curcuna Parti evi"nden yanaydı. Ne kadar organizasyonu, yemek işini parti evi üstlense de Demir'in süslerini hazırlamamak olmazdı tabi. Hem kreşte ki hem de parti evindeki temamız belirlendi. Süslerimiz hazırlandı :)


Yine dostlarımızla çok keyifli bir gün geçirdik. Bu sene daha da bilinçli olduğu için Demir, partinin hakkını verdik bu sefer. Parti sonrası sürekli teşekkür etti bize :)




Ve ben de 37. haftama girmiş bulunuyorum :) Süpriz yapmazsa, İnşallah mart sonunda bebeğimizi kucağımıza alacağız. Ama her zamankinden daha stresli ve heyecanlıyım. Ve bir o kadar da rahat. Hala doğum çantamı hazırlamadım :)

                    İnşallah güzel ve mutlu haberlerle geri dönerim. Benim için dua edin  :)

                                      (Parti detaylarımız için.... www.partisaati.com)




14 Şubat 2013 Perşembe

Aşk, 5 Yaşında....

Hayatımda ki tek gerçek....
Hayatımın anlamı...
Aşkın en güzel hali...

İyi ki Doğdun...
İyi ki bizim oldun....

Seni Seviyoruz.....